Ankara İçin “Ne Yapabilirim?” Diye Düşündüm Demin Kendi Kendime. “Ben Kendi Adıma Ne Yapabilirim ?”

IMG_8890

“Mutsuz” kelimesini kullanmayı sevmem pek, çok iddialı bir kelime olarak görürüm. İçi çok ağırdır. En küçük şeyde bile “Mutsuzum.” diyen insanlara da şaşarım, bunu sarfetmenin bu kadar basit ve kolay olmadığını düşünürüm.

Ama bugün mutsuzum ben.
Suratım asık, keyfim kaçık, konuşasım yok, uyuyasım var.
Bilirim uyuyunca geçmez hiç bir şey ama bazen de elimden başka bir şey gelmez.
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.” kavramıyla geçiriyoruz hayatlarımızı. “Aman şimdi bana bulaşmasın da ne yaparsa yapsın.” diyoruz bir çoğumuz olaylar karşısında. Peki gerçekten dokunmuyor mu, bulaşmıyor mu gözlerimizi kapatırsak bize hiç bir şey?
Girdiğimiz herhangi bir mekanın enerjisinden bile etkilenip modumuz değişirken, yaşadığımız ülkeden, olaylardan, ölümlerden etkilenmememiz mümkün mü?
İstediğin kadar kapat gözlerini, istersen sıkı sıkı kapat. Şimdi aç tekrar. Bak bir şey değişti mi? “Kendi” hayatında her şey yolunda ama içinde anlam veremediğin bir mutsuzluk var değil mi? Olacak da. Yaşadığımız çevrede huzursuzluklar, mutsuzluklar, ölümler, nefret olduğu sürece olacak.
Hepimiz bağlıyız birbirimize, bir’iz, kocaman bir bütünün parçalarıyız. Varacağımız yer aynı, sadece yollarımız farklı seçtiğimiz. Neyi paylaşamıyoruz bu kadar? Nedir bu kadar istediğimiz birbirimizden? Farklı taraflarda değiliz ki, aynı saftayız hepimiz. Bunu anlamamak için bu ısrar niye?
“Neden?” diye sormak istiyorum mesela insanların canına kast eden insanlara. Sadece “Gerçekten neden?” demek istiyorum. Çünkü ben anlamıyorum, gerçekten anlamıyorum. Almıyor beynimin sınırları. Algılayamıyorum.
Klavyeden “Yeter artık, istemiyoruz.” demek de bir noktadan sonra saçma geliyor.
“Ne yapabilirim?” diye düşündüm demin kendi kendime.
“Ben kendi adıma ne yapabilirim?”
Şu an için aklıma tek gelen yaymak içimdeki sonsuz, sınırsız sevgiyi. Olabildiğince yaymak. Hepimiz sınırsız sevgiyiz, şefkatiz, huzuruz. Bir sürü kötü şeyler de olsa gerçeğimizin önüne perde çeken ve hissetmemizi bulanıklaştıran, özümüz sevgi bizim; hepimizin.
Hatırlayalım.
Biz neydik? Kimdik? Neden buradaydık?
Her gün yemek yiyip işe gitmekten daha büyük bir şeyler olmalı bir yerlerde.
Hatırlayalım gerçeğimizi.
Hatırladıkça, hatırlatalım.
Benden sana, senden ona, ondan diğerine derken yayılsın, herkese bulaşsın.
Küçük görme kendini, “Ben ne yapabilirim ki tek başıma?” deme. Eğer soluk alıyorsan şu an bu dönemde dünya üzerinde sebepsiz değil bunu bil. İhtiyaç var sana, varlığına. Belki “75milyon kişiye, dünyaya ben nasıl ulaşırım?” diye geçecek aklından ama unutma:1 kişi 1 kişidir! Küçümseme, hafife alma sakın kendini lütfen.
Bir düşün şimdi sen de istersen?
“Ne yapabilirim bu dünyayı daha sevgi dolu bir hale getirmek için?” diye bir sor kendine.
Kendine verdiğin cevabın da doğrusu, yanlışı, eksiği, yetersizliği yok. Neyse elinden gelen, sadece onu yap yeterli.
Düşünsene tüm dünya böyle düşünüp bunun için bir şeyler yapsa.. Bir kişinin bile yüzüne gülücük kondursa; dünya ne acaip bir yer olurdu değil mi? Ne renkli bir yer, ne coşkulu bir yer olurdu..
Tüm dünyayı rengarenk hissedeceğimiz hayatlara..
Sevgiyle,
GB 14.03.2016
#minikhatırlatmalar #biradettavsiye

1
Sizin de konu hakkında paylaşmak istedikleriniz?

avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
Şener Çelik Recent comment authors
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Şener Çelik
Ziyaretçi
Şener Çelik

Gamze Hanım,

Bu soruların (insan neden savaşır, terör saldırıları neden meydana gelir, kim planlar, kim icra eder, paylaşılamayan nedir, etc.) yanıtları esasen belirli çevrelerde, belirli kişiler tarafından gayet iyi biliniyor. Burada paylaşamayacağım nedenlerden dolayı, birey olarak bir insanın – hatta sistemin içindeki önemli aktörlerin bile – bu gidişi değiştirmesi olası değildir. Bununla birlikte, yine de bir şey yapmak istiyorsanız, sistemi zorlamak için toplum baskısını kullanabilirsiniz ki, bu görüşümü Facebook’ta paylaştım. Esasen bu, birey olarak elinizdeki tek güçtür.

Saygılarımla
Şener ÇELİK